27 Mayıs 1960 DARBESİ NEDİR?
Mansur Esen
.

"Çoğu zaman gördüğünüz ve bildiğiniz şey, ASLINDA gördüğünüz ve bildiğiniz şey DEĞİLDİR."
Mansur Esen

58 yıl önce bugün, 27 Mayıs 1960 günü Türkiye'de KARA bir gün yaşandı. Türkiye'nin meşru Hükümeti ve Başbakanı ile İki bakanı karanlık bir DARBE ile devrildi. Sonrasında İmralı adasında 1,5 yıllık vahşi İŞKENCELERDEN sonra 17 Eylül 1961 tarihinde yine VAHŞİCE katledildiler. (Allah gani gani Rahmet eylesin)

Bu çalışmamda çok FARKLI ve TARAFSIZ bir açıdan , 27 Mayıs DARBESİ nin kısaca analizini yapacağım.
1-) Bu darbe sanılanın aksıne özünde ne ABD/CIA'nın, nede yerel dinamiklerin organizasyonu DEĞİLDİR.
2-) Osmanlı bakiyesi TÜRKİYE'nin kontrollerinden çıkmakta olduğunu düşünüp, sorumlu olarak Adnan MENDERES Hükümetini görüp acil ÖNLEM(!) olarak bu Vahşi darbeyi planlayan İNGİLİZLER/ MI6 (Military Intelligence Section6) ve Türkiye'deki uzantılarıdır.
3-)Darbe planının haberini önceden alan ABD/CIA, darbeyi kendisi planlayıp yapmak istemiş fakat rakipleri avantajlı olunca İNGİLİZ DARBE PLANI nın içine KENDİ OYUNLARINI KURARAK, Türkiye'den bildiğimiz aktörleri de bu oyunun içine yerleştirmişlerdi.
4-) Ama buna rağmen ABD'liler başarılı olamamışlar, İngilizler istediklerini VAHŞİCE almışlardı.
5-) Yani SİONGİLİZLER(*) yine vahşi planlarını başarmışlardı.
DARBE SÜRECİ ve YEREL AKTÖRLERE gelince;
a) Cemal Gürsel başkanlığındaki 37 kişilik Milli Birlik Komitesi;
Siongilizlerin güdümündeki Askerler.
Hepsi birer oyuncu olarak kendilerine verilen talimatı uygulamışlardı.
b) İsmet İNÖNÜ liderliğindeki siviller ve siyasiler;
İnönü çok önemli bir faktör. Daha 1929 dan itibaren Atatürk'ü enterne edip (kuşatıp) devleti ve kurumları İngilizlerin istekleriyle İslam karşıtlığı (“Devletçi Sosyalizm”) ile şekillendiren İNÖNÜ, başta yargı olmak üzere Üniversiteler, Basın ve diğer kurumları DARBE için hazırlıyordu.
c) 14'ler diye de anılan subaylar ve liderleri Alparslan TÜRKEŞ. 
İŞTE BU BÖLÜM ÇOK ÖNEMLİ!..
A.TÜRKEŞ ve 13 subay arkadaşı Devletin ilgisi ve bilgisi ile Amerika'da özel eğitim aldılar.
Türkeş 1955-1957 arasında Washington'da NATO görevlerindeyken ABD/CIA, Ondaki cevheri görerek mercek altına almıştı. İngiltere/MI6' nin DARBE Planını haber alan CIA darbeyi kendisi yapmak istedi, olmayacağını anlayınca,İngiliz darbe planına 14'leri "SIZDIRIP" planın içine kendi oyununu kurdu.Burada en çok A.TÜRKEŞ'e (14'lere) güvendi.
ABD/CIA'nın, MBK üyeleri içinde yeteneğini en iyi bildikleri Türkeş idi. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri adına ABD ve NATO bünyesinde yaptığı çalışmalarını, faaliyetlerini, karizmasını, yeteneğini çok iyi biliyorlardı.
Darbenin sembolü C.Gürsel olacaktı.
27 Mayıs 1960 da darbe planı uygulandı. Adnan MENDERES ve Hükümet devrildi. Milli Birlik Komitesi yönetime el koydu. Denge ve Güç sıralaması yapan ABD/CIA, TÜRKEŞ'i, ihtilalin kadrosu içindeki ikinci sıraya koyuyordu. İşte bundan sonra darbeciler arasında SAVAŞ başlıyordu.
İngiliz/MI6 güdümündekiler bir an önce temizliği(!) yapıp, İ.İNÖNÜ'ye iktidarı teslim etmek için çalışmaya başlıyorlardı.
AMA....
Ama CIA'nın hesaba katmadığı A.TÜRKEŞ'in MİLLİ DURUŞU/DİRENİŞİ oldu. Çünkü Milli Devletin Planı gereği TÜRKEŞ, Türkiye'nin eski yapısal sorunları MİLLİ ve KALICI şekilde çözülmeden kısa süre içinde yapılacak seçimlerle iktidarın sivillere bırakılmasını reddediyor, Sistemi gayri milli unsurlardan temizleyip MİLLİ ve SİVİL bir iktidara teslim etmek istiyordu.Türkeş Başbakanlık MÜSTEŞARI olunca yönetimi eline alarak "Sistem Temizliğine" başlamak istedi. Çünkü orası devlete ve millete hizmette çok önemli idi. İçişleri Bakanlığı bünyesinde CIA bürosunun çalıştığını görünce derhal oradan çıkarılmasını emretti. Bu durum Türkiye ile ABD arasında ciddi bir sorun haline geldi. Önce CIA'nın Ankara temsilcisi, ardından ABD`nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı William H.Doyle, daha sonra da Amerikan büyükelçisi Türkeş'ten bu kararını geri almasını istiyorlar fakat Türkeş, İçişleri Bakanlığı'na dışarıdan gelen şifre, telgraf, istihbarat raporları ile bakanlıktan giden bütün evrakın CIA'nın kontrolünden geçmesini kabul etmiyordu.ABD ısrarla CIA ofisinin yerinde kalmasını istiyor, ama tüm baskılara rağmen Türkeş, CIA ofisini İçişleri Bakanlığı binasından attırıyordu.ABD/CIA'nın Türkeş üzerinden yaptığı planları boşa çıkıyor ve CIA o dönem için oyun dışı kalıyordu.
Türkeş İkinci olarak; KIBRIS'ı tamamen bizden koparmaya dayalı İngiliz-Yunan-Rum oyununu bozuyordu.
Böylece hem ABD/CIA hemde İNGİLTERE/MI6, Türkeş/14'lerin kontrol edilemez olduğunu görüp, derhal TASFİYESİNE karar verdiler.
13 Kasım 1960'da, kukla MBK Başkanı Org.Cemal Gürsel bir bildiri yayımlayarak "MBK'nin çalışmalarının ülkenin yüksek çıkarlarını(!) tehlikeye düşürecek bir duruma geldiğini, bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri ile MBK üyelerinin talepleri üzerine (Aslında İngiliz-Amerikan ortak yapımı operasyonla) MBK'yi feshettiğini" açıklıyordu. Yeni oluşturulan MBK'de ise Alparslan Türkeş'in de içinde bulunduğu "14'ler" dışlanıyordu.
Bir hafta sonra 20 kasım 1960 ta Türkeş ve arkadaşları TSK'dan emekli edilerek çeşitli görevlerle yurt dışına SÜRGÜNE gönderildiler. Alparslan Türkeş de bu operasyon sonucu Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a sürüldü. Sürgünde iken 7 Eylül 1961 de, MBK Başkanı Cemal Gürsel'e, Yüksek Adalet Divanı'nda yargılanan A.MENDERES ve arkadaşlarının idam edilmelerinin yanlış olacağını vurgulayan ve "Milli Yol" dergisinde de yayınlanan ünlü mektubuna rağmen,
Türkeş İDAMLARA mani olamıyordu...
Hem 27 mayıs darbesine,hem Türkiye üzerinde hesapları olan iki KÜRESEL gücün iğrenç, hukuksuz, insanlık dışı planlarına, hemde A.TÜRKEŞ'e yönelik "CIA'ın adamı" iddialarına IŞIK tutmaya çalıştık.
Şüphesiz en doğrusunu Yüce ALLAH bilir....
27.05.2016-Mansur ESEN
(*) (Siyonist İngilizler)

27-05-2018 18:30
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE