loading...

Anlamsızlık
Bayram AKTAŞ
.

Anlarsa uzağım, yakınımdır.
Anlamazsa yakınım, uzağımdır.
                               İsmail Fakirullah
    
         Hayat içinde yaşanan ilişkilerin, en deruni yaşantıların özeti gibidir bu iki cümle. İsmail ağabey bu cümleyi kurarken hangi duyguların pençesindeydi, hangi kaygıların vermiş olduğu elemleri sarf etti bu kelimeciklerle. Hayatımıza göz attığımızda gerçekte bizi anlayan ne çok uzağımız, bizi anlayan yaptıklarımızı, düşüncelerimizi anlamayan, anlama çabasında bile olmayan ne çok yakınımız var. Hiç fark ettik mi?
         İnsanları memnun etmek ne çok zor. Birde üstüne kendi benliğimizi memnun etmek eklenince işin içinden çıkmak oldukça zor bir hal alıyor. Pek çok narsisleşmiş benliği içinde kaybolmuş, bir anlamsızlık içinde var olma mücadelesi veriyor. Oysa yokluk içinde paramparça olduklarının farkında bile değiller.

         Günümüz çağına verilen pek çok isim mevcut. Uzay Çağı, Teknoloji Çağı, İlim Çağı, Bilim Çağı gibi. Verilen isimlerin hepsi geçerliliğini kanıtlıyor bize. Her geçen gün yeni yeni teknolojik ürünler hayatımıza giriyor. İnsanlar galaksiler ötesi yolculuklar yaparak bilinmedik gezegenlerin varlığını deşifre edip bilgiler  topluyor, insan geçmişte bir kitaba sahip olmak için bin bir çileye maruz kalırken, bugün binlerce yayınevi binlerce kitabı insanların hizmetini sunmakta yarışıyor birbirleri ile. Hayat her geçen gün kolaylaştıkça, bir o kadar da zorlaşıyor. Okuduğum bir kitapta bir yazı dikkatimi çekmişti. Bu çağa verilen bambaşka bir isimden bahsedişi belki unutamayacağım bir kavram olarak yerleşti. Okuduğum yazı “Narsistik Çağ” olarak ele alıyordu günümüz dünyasını. İnsanlar teknoloji ile kolaylaştırdığı hayatını. Narsistik bir ruh hali zorlaştırmasını ifade ediyordu.
           Narsistik nedir? Kısaca:
Bir kişilik bozukluğu rahatsızlığıdır. Bu kişilik bozukluğu çocukluk yıllarından başlayarak tıpkı bir ağacın tohumdan ağaç olma serüveni gibi dallanıp, büyümesi şeklinde çocukluk tan yetişkinliğe hatta son nefesini vereceği ana kadar devam eden bir psikolojik ruhsal bozukluktur. Pek çok insan farkında olmasa da narsistik bir ruh hali yaşadığı aşikardır. Günümüz insan ilişkileri incelendiğinde gözle görülen bir gerçektir. Narsistik yapıya sahip olan insanların en belirgin özelliği bencil olmaları ve kendilerinin dışında ki diğer insanların sahip oldukları duygu ve düşüncelere değer vermemeleridir. Belki de bu yüzdendir “anlamak” yerine “anlamamak” yeteneklerinin daha fazla gelişmesi. Belki de İsmail ağabey;

Anlarsa uzağım, yakınımdır.
Anlamazsa yakınım, uzağımdır.
Sözlerini dile getirirken çevresindeki narsistik insanların çokluğundan yakınıyordu bu sözleri ile.

            Her inançlı insan bilir ki bu dünya bir misafirhanedir. Ve biliriz ki gelip geçiciyiz. Çevremizi ve çevremizdeki olan pek çok olayları ve eylemleri yorumlarken sadece kendi benliğimizin dar kalıpları ile değil kainatı yoktan var eden ve bize insanlık makamını veren Allah(c.c) kitabını okuyarak, anlayarak bakabilmeyi kazanma gayretinde olmalıyız. Diğer insanların düşüncelerini dinlemeli yanlışını düzeltme çabasında olabilmeliyiz ki narsisleşmiş benliğimizi tuz buz edebilelim. Hayatımızda bir anlam istiyorsak önce kendimizi anlamalıyız. Bir üstadımın sözü özetler anlatmak istediğimi: “ Kendi nefsini terbiye edemeyen, başkasını terbiye edemez.” Gerçekte biz kendimizi ne derece anlayabildik? Kendimizi ne derece terbiye edebildik? Anlayabildik mi kainatı? Anlayabildik mi anlayabildiklerimizi?
              Hayata bir anlam katmak istiyorsak, önce kendimizi anlamaktan işe başlamak lazım.
Anlarsa uzağım, yakınımdır.
Anlamazsa yakınım, uzağımdır.
                             İsmail Fakirullah
Beni uzaktan anlayanlarım, hep yakındasınız. Selam Dua İle…

Bayram Aktaş

08-12-2014 17:17
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE