loading...

BU YAZIDA KENDİNİZİ BULACAKSINIZ
MEHMET FATİH ADIGÜZEL
adiguzelmf@gmail.com
.

                                   PİYANO

Seslerin birbirini kovaladığı bir ahengin temsiliydi. Amaçsızca bir tuş yığınından neler çıkabildiğinin tarifi imkânsız bir acının haritasının çizildiği yer. Nereye doğru gidilirse sesler kalınlaşıp incelmekteydi. İnsanlara benziyorlardı. Hangi tuşuna basarsanız aynı karşılığı vardı. Karşılığını beklemeden veriyorlardı. Sizin yaklaşmanıza bağlı olarak nasıl isterseniz öyle bir karşılık, içinizdekilerin anlamıydı.

Söylemek istediklerinizi sadece notalardan bulmaya çalışıyordunuz. Çok sevmek gerektiği gerçeği ile kollarınızın duruş pozisyonları bile bir anda değişebilmekteydi. Hayatınızın bir müzik olduğunu düşünün ve o sanatçının düşünden çıkan melodilere kulak verin. Kim için yazıldığının bir önemi yoktu. Evrene bir mesaj iletilmek istenmişti. Nereden tutarsanız eliniz orada kalıyordu. Aynı notaya belki binlerce kez basıyordunuz ama bunun bir karşılığı vardı. İyi ya da kötü kim bilir belki içinizdeki seslerin karşılığını bir notada aramaktaydınız. Notanın tarifi imkânsızdı. Lakin sizin için nereden geldiğinin bir önemi yoktu. Acılarınızı sarsın diye yeni bir nota keşfine çıkmaya gücünüz bile yoktu. Notalara öyle ince dokunduğunuzda bir aşk şarkısı yine derinlerden kulaklarına ulaşmaktaydı. Eğer sert vurduğunuzda size bunun bir karşılığının olduğu söylemeye çalışıyordu. Sizin içinizdeki notaların sertliği hangi noktada ise bunun sizin için bir anlamı olmalıydı. Her gün yeni bir melodi kulaklarınızda çalmaya ve sizde o melodiyi seslendirmeye çalışıyorsanız bilin ki iyi yönde ilerlemektesiniz. Umudunuz bitmemiş yeni hayatlara merhaba diye gücünüzün olduğunu hissetmektesiniz. Bunun bir anlamı daha vardı. Sadakat ve samimiyet. Sözcüklerin bir bütün halinde insanların yüreklerinde yer etmesini gönül teline dokunmasını istiyorsanız eğer ya tuşlara basmalısınız ya konuşmalı ya da yazmalısınız. Neden yazmalı insan derken insanın yazılı olan şeylerinin kaldığı gerçeği ile yüzleşmesi gerektiğini bir düşünsenize, ne kadar güzel değil mi sevmek sevilmek aşık olmak bağlanmak birisi için biri olabilmek.

Rahmet kapısının karşısında dimdik durabilmek adına günah işlemeden tuşlara basmak ve onun gönlündeki melodiyi dışarı çıkarabilmek, hepsi bambaşka duygular. Eğer hissediyorsanız bir kapının kenarından bakmayı bilmeli insan nerede kiminle yaşadığını sorgulamalı ve sevmeli deli gibi sevmeli sokak çocukları olmalı arkadaşları, kimsesizler olmalı. Delilerin ağzından çıkanlar kulak vermeli. Hissetmeli onunla kucaklayabilmeli hayatın en derininin bir yerlerde gizli olduğunu bilmeli ve sonra bunu notaya dökmeli yeni besteleri sevdiklerine dinletmeli. Aşkını resmetmesini bilmeli insan. Ne için yaptığını sorgulamadan yapmalı onca şeyi. Mutlu edebilmeli sevdiğini. Öpmeli bazen bazı zamanlarda kucaklamalı. Nasıl kucaklanırsa nasıl sevmeliyse içindeki nota neyse öyle yansıtmalı tuşlara. Gözleri kapalı olmalı notalara basarken hissedebilmeli hangi notaya değdiğini bilmeli. Sevgi nota işi gözler kapalı ve eller tuşlarda nereye dokunduğunu bilmeli. Çığlık atarcasına sevinmeli melodinin çıkışlarında insan üretmeli azizim. Açık ara düşlerinde yaşamalı gözleri kapandığında yeniden düş kurabilmeli günün yorgunluğunu sevdiğinde aramalı ve yeniden yağmur taneleri bizim üzerimize her değişinde yeni bir notanın hayatında yeniden önceki kirlerinden ayrılmış şekilde ince ince gönlümüzün derinliklerinde ilk gün ki aşk ile yeşermeli bahçeler rüzgar sesleri notalarımız olmalı, öten kuşlar havlayan köpekler koşan kediler aramızda deliler gibi dolaşmalı. Sevmek lazım azizim. Deli gibi sevmek...

16-06-2016 18:25
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE