loading...

DAVANIN SAHİBİ HAK’TIR
Tuğba Doğan
.

DAVANIN SAHİBİ HAK’TIR

Yıl 2012…

30 Haziran sabahında Mısır’a yeni bir güneş doğuyor. Müslümanların içinde filizlenen umutlar şimdi yeniden yeşermenin umudunu taşıyor. Zorbalığın, baskının, zulmün, zalimin karşısında Elif gibi dimdik duran bir lider seçiliyor. Yeşeren dallardan salkım salkım meyveye duruyor, umutlar.

Derde deva, gönle şifa, duygulara tercüman olacak, adeta Mısır’ı yeniden şaha kaldıracak bir sultanı ağırlıyor sokaklar.

Bismillah diyerek çıkıyor kutlu davasının yolculuğuna, Muhammed Mursi. Hayra koşacak her bir adımında önüne setler döşeniyor, aldırmıyor.

Çünkü zalimlerin karşısında dik duruşunun gücünü mazlumların duasından alıyor.

Davası için çıktığı yolun engebelerine takılmıyor.

Çünkü biliyor, ‘’Allah var gam yok!’’

Gazze’de, Filistin’de, Somali’de, Arakan’da, Suriye’de kahır düşerken anaların yüreklerine durmuyor, Muhammed Mursi. Sabah namazlarında Allahû Ekber nidalarıyla inletiyor sokakları.

Kuşatmadan, kandan, silahtan beslenen emperyalist güçlere en büyük silahla cevap veriyor, secdede.

Çünkü biliyor, ‘’ Sabır ve namaz ile (dua ile) yardım dileyenlerin yanındadır, Allah.’’

Devam ediyor, kutlu yürüyüşüne.

İdeolojik bakımdan yakın olduğu Müslüman Kardeşler hareketi içerisinde siyasete atılıyor. 2000 ve 2005 yılları arasında milletvekili olmak nasip oluyor. Müslüman Kardeşlerin yasal olarak seçime katılmaları mümkün olmadığından parlamentoya bağımsız siyasetçiolarak giriyor. Ve tam 5 yıl Mısır Halk Meclisi üyeliği yapıyor. 2011 Mısır Devrimi'ne muhalif bir lider olarak destek verip, 30 Nisan 2011 tarihinde Müslüman Kardeşlerin kurduğu, Özgürlük ve Adalet Partisi'nin başkanı seçiliyor.

2012 Mısır Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Müslüman Kardeşlerin aday gösterdiği Hayrat Şatır'ın adaylığı düşünce, yerine Muhammed Mursi seçiliyor ve yoğun bir şekilde, seçim kampanyası yürütüyor. İlk turda %25,5 oy alarak ikinci tura girmeye hak kazanıyor. İkinci turda da %51,73 oy alarak, Mısır’ın ilk halk seçimiyle iktidara getirilen Cumhurbaşkanı oluyor.

2012/2013 Mısır protestoları adıyla bilinen, 3 Temmuz 2013 tarihinde yapılan büyük gösteriler sonucu Mısır, ordusu askeri bir müdahale ile yönetime el koyuyor. Mursi ise zalimin karşısında dik duruşuyla darbeyi kabul etmediğini açıklayarak yandaşlarına direnmelerini söylüyor. Muhammed Mursi'nin bu tavrından sonra gözaltına alındığı ve ev hapsinde tutulacağı bildiriliyor

Demokratik yollarla geldiği iktidardan darbe ile uzaklaştırılıp hapse atılıyor. Dünyanın dört bir yanında Mursi destekçisi Müslüman halk darbeyi ve zalim darbecileri protesto eden mitingler düzenliyor. Haksızlık karşısında, zulüm karşısında, emperyalist güçlerin diktatörlüğü karşısında omuz omuza verip, Müslümanların asla ve kat’a susturulmayacağını, davasından caymayacağını gösteriyor. Sabah namazı devrimlerinde Mursi için bir araya gelen gençlerin selamı dokunuyor yüreğine, ‘’Elhamdülillah’’ diyor.  Bir yıllık hapis sürecinden sonra yeni bir darbe kararıyla sarsılmaya çalışılıyor, Müslümanlar.

 Ve Muhammed Mursi girdiği iki mahkemeden, “müebbet” ve “idam” kararıyla çıkıyor.

16 Mayıs 2015 günü mahkeme tarafından idam cezasına çarptırılıyor.  16 Haziran 2015 günü hakkında açılan "casusluk" davasından müebbet hapse mahkûm olurken, "cezaevi baskınları" davasında ise mahkeme idam kararını yeniden onayarak bir darbe daha vuruyor.

Çünkü alnı secdeli, dili Kuran’lı bir lideri hazmedemiyor zalimin yüreği.

“Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır.” inancı okşuyor gönüllerimizi.

Dünya ajanslarında neredeyse sevinç çığlıklarını duyacağımız manşetler atılıyor;

“Mursi’ye İdam Kararı!”

Burkuluyor yüreklerimiz, gözlerimiz yaşarıyor.

“Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır,” diyerek devam ediyoruz,  yürüyüşümüze.

Ve bizler yeniden haykırıyoruz, dillerden düşmeyen ezgileri.

‘’Söz veriyoruz sürecek kavganız.

Uğrunda öldüğünüz aydınlık yolunuz.

Söz veriyoruz unutmayacağız.

Yüreklerimizde direniş çağrınız.’’ diyerek zalime çalım atıyoruz, dik duruşumuzla.

Korku yok yüreklerimizde. Direndik ve direneceğiz düşmana. Ne bugüne dek eğdik ne de bundan sonra başımızı eğeceğiz, zorbaya. Zindanlar ne kadar Yusuflarla, Muhammed Mursi’ler ile, Abdullah Bergusi’ler ile dolarsa bizler de bir o kadar haykıracağız… Düşmana korku veren sesimizle;

‘’EY KÂFİRLER! YENİLECEKSİNİZ VE CEHENNEME SÜRÜLECEKSİNİZ.’’

Ölüme andımız var.

Sancağı taşıyacak tek bir yürek kalana kadar, yılmayacağız.

Son nefesimize kadar savunacağız, davamızı savunan adamları.

Savunacağız Batıl’ın karşısında, Hakk’ı.

Çünkü biliyoruz;

DAVANIN SAHİBİ HÂK’TIR.

HAK OLAN DAVADA ZAFER MUHAKKAKTIR.

10-05-2016 13:17
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE