Doğu Türkistan yanılsaması
Abdullah Güven
.

 

 

Doğu Türkistan meselesi uzun süredir konuşulan bir mesele olmasına rağmen bir anda sosyal medyada patlamaya sebep oldu ve gündeme oturdu.

Böyle durumlarda ilk düşündüğüm bunu bir rastlantı olup olmamasıdır. Bir şey gündem oluyorsa ve bizler kullanılacaksak bunu düşünmek en doğal hakkımız. Ancak içinden çıkmadığımız gerek medya gerek sosyal medya olsun geneli dış kaynaklı olması hasebiyle bizi yönlendirmeleri hep düşünülür ama ajitasyon işin içine girdi mi duygusal bir millet olarak hiç düşünmeden harekete geçeriz.

Rastgele paylaştığımız resimlerin ne zaman çekildiğine ya da kimlerden geldiğe hiç dikkat etmeyiz. Bunun yanında çekilen fotoğrafların orada çekilmemiş olma ihtimali hiç aklınıza gelmez. Sonuçta gördünüz bir kişinin Tayvanlı, Koreli, Çinli, Japon, hatta Kazak ve Uygurlu olduğunu ilk bakışta kaçımız bilebiliyoruz. En basit örnek olarak Türkistan ile ilgili bir gösteri sırasında Çinli diye tepki gösterilen bir turist Koreli çıktı.

Körfez savaşında petrole bulanmış ördek resmi ve videosu o kadar çok yayınlandı ki; şimdi bile körfez savaşından bahsedildiğinde çoğumuzun aklımıza ilk o resim gelir. Ama o resmin savaştan önce Alaska’daki bir tanker kazasında çekilmiş olduğunu yıllar sonra öğrendik.

Aynı biz Arabistan’da petrol araması sırasında bulunduğu söylenen photoshop çalışması devasa iskeleti ad kavmi olarak dünyaya yaydık. Bu kadar mı? Hayır. Yıllar önce aydaki ezan sesine inandık hatta, aya ilk çıktığı söylenen adamı hemen Müslüman ilan ettik…

Vel hasılı, Suriye dediler daldık, Filistin dediler gittik, mısır dediler eleştirdik, Myanmar dediler ayaklandık, Doğu Türkistan dediler, Türmenistan ile Türkistanı ayırt edemeyenler bile her önüne geleni paylaştı, her söyleneni yaydı, birçok söylem ve slogan türetildi bunun yanında birçok haber yapıldı…

Sessiz mi kalalım hayır her şeyden önce Müslüman olmanın en zor tarafı nerede olursa olsun haksızlığa karşı durmak ve hep mazlumun yanında yer almaktır. Ama gözden kaçırdığımız şey müslümanın aynı zamanda uyanık olması ve kullanılmaması gerektiğidir.

Neyi neden yaptığımızı biliyorsak amnenna ama; bize gönderilen iki resim bir yazı ile araştırmadan soruşturmadan gündem yapıyorsak, sokaklara dökülüyorsak vb. burada oturup düşünmek ve şu sorulara cevap bulmak lazım. Ne? Nerede? Ne zaman? Neden? Nasıl? ve Kim tarafından?

Bütün bunların olası amaçlarından bahsetmiyorum. Komplo teorileri sunmuyorum. Gizlenen gerçekleri de söylemiyorum. Tek söylediğim şey;  yapmadan önce düşünmek, karşımıza çıkan haberi yönlendirilmeden akıllıca yorumlamak ve bize sunulanlara inanmadan önce algı süzgecinden geçirmek…

Bunu yaparken de şunu unutmamak gerek. Bizim en büyük zaafımız mazlumlardır. Bunun yanında en büyük eksikliğimiz de akıllı ve uyanık olmamaktır.

Abdullah Güven

08-07-2015 22:28
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
  • ibrahim tarafından 2015-07-09 0:56:46 tarihinde yazıldı.
    hocam ağzına sağlık... lakin subliminal mesajlara karşı olan zaafımız bizleri hep bir adım geride bırakıyor... burada internet alimlerine çok iş düşüyor... uyuyan müslümanı uyandırsın... şöyle ki alışmamışız kendimiz uyanmaya...

Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE