loading...

Düşünme Üzerine Düşünceler
.

Bir konu üzerinde akıl yürütmek, zihin yormak, muhakeme etmek, tefekkür etmek anlamlarına gelen düşünme, insanoğlunun  en önemli zihinsel işlevlerinden birisidir. Çok gerekli olan şeyler için ‘’ekmek gibi su gibi’’ deriz ya, işte öyledir düşünmek. Öyle bir zihinsel süreçtir ki kişiyi gerçeklerin, huzurun ve umudun kucağına götürür. Tabii,  meşru şekilde kullanılırsa !

İnsanı insan yapan eylemlerden beklide en önemlilerinden olan düşünme , günümüz insanının yapmayı sıkça unuttuğu bir eylemdir. Nurullah ataç’a göre , toplumsal eksikliğimizdir. Oysaki insan her yerde ve her an düşünebilir. Bunun zamanı, mekanı ve şartı olmaz. Koltukta otururken, sırada beklerken, kaldırımda yürürken, araba kullanırken,  yağmurlu bir günde elindeki sıcak çayı yudumlayıp pencereden dışarıyı izlerken ya da bilgisayar başındayken nice düşüncelere dalar gider insan.Sükûnetin içinden gerçeğin sesini duyarak nice sonuçlar çıkarır.  Hem yaşadıklarının, hem de  yaşayacaklarının farkına varır.

 Varolmanın dayanılmaz hafifliği dedikleri şeydir düşünmek. Hayatın labirentlerinden ve dipsiz kuyularından kurtulmaya vesiledir. Aklı kullanmanın  bir  göstergesidir.Zihnin pas tutmasını önler. Akıl denen paraşütün açılmasını ve işlev görmesini sağlar. Düşünmek,  hayata dair bir merak ve ilgidir. Olan bitene dair sorular sorup yanıtlar aramaktır. Elmalar her zaman ağaçlardan düşer. Önemli olan  genç matematikçi Newton  gibi   elindeki elmayı yerken bu düşüşlerin sebepleri  hakkında düşünmek ve “Kütle Çekim Yasasını” kanıtlamaktır. Çünkü düşünmek yapılacak bir davranışın taslağı gibidir . Satrançta olduğu gibi, adım atmadan önce düşünmek güzel sonuçlar verir. Bu sebepledir ki düşünme eylemi, iyiye ulaşma yolunda hem kişisel, hem de toplumsal  bir gerekliliktir.

 Her insan düşünme yeteneğine sahiptir. Bu yeteneğini kullanmaya başlayanlar şimdiye dek fark edemediği yada perdelenen nice gerçekleri görür .Atasoy Müftüoğlu  şöyle der ; ‘’Düşünmek risk almak ve cesaret etmek demektir. Düşünmeye cesaret edemeyenler kendi iradelerinden vazgeçerler. Düşünmeye cesaret edemeyenler, medya sistemleri ve araçları yoluyla oluşturulan moda kimliklere, moda kültürlere bağlanırlar. Bir toplumda yeni kuşaklar, kendi kültür ve medeniyet değerleriyle ilişkilerini kestiklerinde o toplumun tarihinde yeni bir yabancılaşma dönemi başlamış demektir.

 Bazı insanlar için düşünmek, hayattaki en zor şeylerden birisidir. Çünkü onların düşünmek deyince zihinlerinde canlanan , tüm insanlardan ve olaylardan elini ayağını çekip, sessiz bir mekanda, başını iki elinin arasına koyan insan davranışıdır. Onlara göre durum adete törensel bir halvet halidir.  Hatta bu insanlar düşünmeyi o kadar büyütürler ki, sadece elit  insanlara  ait bir özellik sayarak kendileri için gereksiz  olduğunu savunurlar. Bir adım daha ileri gidenler düşünmenin  olumsuz(!) yönlerine atıf yaparak ‘’çok düşünme kafayı yiyeceksin’’, ‘’ hindiye döneceksin ‘’türünden negatif telkinlerde bulunurlar. Düşünen insan heykelinin bir akıl hastanesinin bahçesinde dikili olmasını örmek gösterirler.

 Yeryüzündeki ve gökyüzündeki her detay üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken hikmetlerle doludur Gökten inen yağmur, taşların arasından fışkıran sular, renk renk çiçekler,  boyun eğdirilmiş hayvanlar , gece ve gündüz. Bunların farkına varıp nimetin değerini anlayabilmek ancak  düşünmekle mümkündür. Düşündükçe anlam daha bir belirir  ve düğümler de bir bir çözülür.

 Buna karşın,  düşünmeyen bir insanın beyni, karanlık bir hücre gibidir. ‘’ Düşünmeyen insanın aklı uyuşur, görüşü puslanır, yani gözünün önündeki gerçekleri görmemiş gibi davranır, muhakemesi zayıflar. Çok açık bir şeyi bile kavramaktan yoksun hale gelir. Yanı başında gerçekleşen olağanüstü olayların bilincine varamaz. Olayların girift noktalarını fark edemez. İnsanların binlerce yıldır gaflet içinde bulunmalarının, birbirlerine aktardıkları bir miras gibi toplu olarak  düşünmekten uzak durmalarının kaynağı da bu uyuşukluktur.’’ (1)

  William Drummond  ; ‘’ Düşünmeyen tutucudur. Düşünmeyen aptal. Düşünmediğine aldırmayan ise köle.’’der.  Bu tür bir kölelikten kurtulmak ve kuru kalabalıkların ordusu olmakistemeyenlerin, düşünmenin erdemli çizgisinde yürümeleri gereklidir. Aksi halde gözlerimiz kapanıncaya dek gerçeklerden uzak, yanılgılar ve yanlışlar içinde bir hayat sürmek kaçınılmaz olacaktır !’’… Artık düşünmez misiniz ?’’(2)

 

1-      m.harunyahya.org/tr

2-      Kur’an-ı Kerim / Enam 50. Ayet

 

Aydın UZKAN

05-01-2015 00:26
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE