EGO TAVAN
Muharrem ÇİFCİBAŞI
.

Günümüz insanının toplumsal olaylara bakış açısı ve yaptığı değerlendirmeler de bile kendini önceleme ve öne çıkarma isteği zirve yapmış durumda.  Gemiyi en son terk eden kaptan, aynı zamanda gemisini kurtaran kaptan olarak değerlendirildiğinde; gemiden çok kendisini kurtaran tipler ortaya çıktı.

İçerisinde bulunduğumuz Covit-19 sürecinde bunu daha net görüyoruz. Virüsün bulaşma yollarının tıkanması için alınması gerekenler ortada. Bütün uzmanların aylardır söylediği maske, mesafe ve el temizliğidir. Ama bunu hepimiz yaptığımızda sonuç alınabilir. Bir kısmı kurallara uyar, diğer kesim uymaz ise sonuç almak mümkün değil.

Covit-19 için, şu an geliştirilmiş bir aşı yok. Bunun için aylarca çalışılması ve olumlu sonucun dünya insanına dağıtımı için de zaman gerekiyor. O halde yapılması gereken ne? Her insanın açıklamalar doğrultusunda, alınan kararlara istisnasız uyması ve uygulamasıdır.

Günlük hayatın içerisinde yaşamını sürdüren insanlarımızda bu durum nasıl? Maalesef çok az insanımız üç kurala uymakta titiz davranırken, büyük çoğunluk “saldım çayıra, Mevla’m kayıra” anlayışında.

Egosu olaylara karşı öne çıkan kişilerde aynı zamanda “bana bir şey olmaz” bahanesine sığınır. Bana bir şey olmaz derken, başkalarına olacakları da önemsemez.

Hatta, parçası olduğu toplumun zarar göreceğini bile bile “her koyun kendi bacağından asılır” gerekçesi üreterek, bana ne? Ben kendimi düşünürüm, gerisi vız gelir diyerek de vurdum duymaz tavırlar sergiler.

Ancak Coronavirüs salgını nedeniyle içerisinde bulunduğunuz günler hiçte bencil olunacak günler değil. Aksine birlikte hareket etmek ve risk gruplarının hayatını da düşünmek zorundayız.

Günlük hayata baktığımızda ise, neden alınması gereken tedbirlere uymuyorsunuz? Kuralları neden çiğniyorsunuz? Sorusuna verilen cevaplarda, toplumu, diğerlerini düşünmek yerine, kendini düşünme öne çıkıyor.

Kendi odaklı olaylara bakma devreye girince; Nedir bu ben anlayışına bir bakmak gerekiyor.

Konunun biraz da bilimsel yönüne bakacak olursak, kişinin her konuşmasına başladığında ben, ben söyledim, ben yaptım, ben demiştim, ben bildim diye uzayıp giden benlik nedir?

         Köken itibarı ile Latince bir kelime olan Ego, ben, benlik, kendilik demektir. Kendinden başkasını düşünmeyen, sadece kendi merkezli düşünen, yaşayan ve bana bir şey olmasında dünya yansın umurumda değil diyen bir davranış biçimidir.

Ego, egoizm, bencillik, id ve superego kelimeleriyle ilişkilidir. İd, ego ve süperego insan zihninin katmanlarıdır. Bu katmanlar birlikte yer almalarına karşın farklı düzlemlerde fonksiyon görürler.

 Zihnimizde yer alan İd, zevk temelli bir istekler ve aşırı ısrarcı temel enerjinin çıkış noktasıdır. Temel ve en ilkel benliktir. Ana kaynağı cinsellik, açlık gibi ihtiyaçların en bencilce doyurulmasıdır.

Diğer katmanda yer alan, Ego ise idin bu isteklerini gerçeklikle karşılayan kısımdır. Çeşitli savunma mekanizmaları ile idi dengeler. İd ve süperego arasında dengeleyici unsurdur. Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve idin bazı isteklerine izin vermektir.

Ego insanın hem özne boyutunu tanımlayan irade, bilinç ve vicdanı hem de onun nesne boyutunu tanımlayan, dürtülerini, iç isteklerini, tutkularını, içsel enerji kaynaklarını içine alan çok boyutlu komplekstir.

Yapısı emergent özellikte olduğundan, parçaların bütünleşmesi, etkileşimi ve gelişimi sonucunda görünür hale gelen misali varlıktır.

Göreceli hakikatler üzerinden kıyas yoluyla, mutlak gerçekliği, anlama aracı olan egonun varoluş fonksiyonları, organizmanın kendi sınırlarını bilme kapasitesinden, deneyimlerinden bilgi toplayıp çıkarımlarda bulunmasından, içinde yaşadığı çevreye uyum sağlama kapasitesinden türevlenir.

 Bu kapasiteler, içgüdüsel olarak, dürtüler halinde diğer canlılarda değişik seviyelerde bulunur. Ancak insanda bu kapasiteler, dürtüler, istekler, eğilimler, biyopsikososyal gelişim esnasında ego dediğimiz bir yapı şeklinde kristalize olup örgütlenirler.

Ego hem öznel hem de toplumsal yaşamında, bireyin kendini tanımlayıp, anlamlandırabileceği ve koruyabileceği içsel olarak işleyen bir referans noktası oluşturur. İnsan benliğinin(kendiliğin) bir bileşeni olan Ego, sosyal çevreye uyumla ve sosyo-kültürel etkilerle modifiye edilip şekillenen kristalize olan (inşa edilmiş) benlik katmanıdır.

Çevreden insana gelen uyarılar, ego filtrelerinde süzülüp, kontrolden geçtikten sonra, cevap üretilir. Egonun kendisi değil, düşünce, duygu ve davranış tarzları şeklinde etkileri gözlenebilir. Egonun şekillendiği sosyokültürel çevrenin inanç sistemleri ve ahlak anlayışı, onun gerçekliği filtre ve kontrol etme fonksiyonlarını etkiler.

Bireyi ötekine karşı içsel koruyucu ve düzenleyici olan ego, iç ve dış gerçekleri ya göz ardı eder ya inkâr ya da tahrif eder. Otomatik olarak işleyen ancak irade ve bilinçle kontrol edilebilir olan bu mekanizmalar, psikolojide ego savunma sistemleri olarak adlandırılır. İnsanların her biri, farklı ego filtrelerine ve kişilik ekranlarına sahiptir.

25/06/2020

Muharrem ÇİFCİBAŞI

26-06-2020 18:27
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

MAKALELER YAZARLAR
KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE