loading...

FEDA MI OLUYORUZ HEBA MI ?
Tuğba Doğan
.

 

Şehirlerimiz karışık, o şehirlerde yaşayan yürekler, o yüreklerde beslediğimiz duygularımız karmakarışık ne yapacağını bilmez bir şekilde amaçsızca yaşayanlarımız var.

Üzüldüğümüz, hayıflandığımız kimi yerde acıdığımız…

Boş vermişlik, umursamazlık, bana dokunmayan yılan bin yaşasın dercesine acımasızlık hâkim sokaklarımızda vaktini serme sefil bir halde ziyan edenlerimiz var kafelerde, sinemalarda, eğlence merkezlerinde boş muhabbetlerle vakit öldürenlerimiz hiç de az değil… Bencil bir zihniyetle önüne geçemediğimiz alışkanlıklar, engel olamadığımız zaaflarımız hüküm sürüyor yalan dünyada.

Kapitalist bir zihniyetle sadece dünyevi kazançları için akşama kadar patron karşısında el pençe divan duranlarımız da cabası.

O günü hesaba katmadan sadece salt toprak üstüne birikim yapmak ne denli bir kazançtır?

Sabah 8 akşam 5 mesaisinde oyalanıp akşamda televizyon karşısında her bir dakikasının hesabının sorulacağı zamanı ziyan etmek hangi kitaba göre kazançtır?

Düşünüyoruz…

Kafayı yercesine düşünüyoruz…

 Bu kadar basit mi her şey… Bu kadar umursanmaz mı? Yoksa biz mi zorlaştırıyoruz hayatı? Biz mi yetiremiyoruz zamanı?

Düşündüğümüz, düşündükçe derinlere indiğimiz ve dibe vurduğumuz bir sorgunun içindeyiz yine...

“Ve şimdi üflenmişçesine ilk sura bir avuç toprak bir de Fatiha lazım mezarlara gömülmüş insanlığın ruhuna” deyip yürüyoruz uğraşlarımıza…

Analiz etmek adına ele alacağımız türlerin haddi hesabı yok lakin uzatmanın da manası yok.

Hedef belli…

İçimizin tenhalaştığı yerde başlıyor asıl hareket.

 Alışılagelmiş bir yaşanmışlıktan dik duruşun savaşını verenlerin umudu var gözlerimizde…

“Bir şeyi istiyorsan biraz gürültü yapsan iyi olur” diyen Malcolm X’i örnek aldık ilerliyoruz.

Derdiyle dertlendiğimiz, dert etmeyenlerin derdini bile dert edindiğimiz bir duruşla ilerliyoruz bizler. Vaktin içinde kendini heba edenler olduğu gibi işini vaktine sığdıramayan işi vaktinden çok olan yiğitlerde var bu dünyada düşüncelerini, azimlerini, mücadelelerini, direnişlerini ve emellerini vaktine sığdıramayanlar var.

Ruhunun derinliklerinde her bir köşeyi “Hıra” haline getirmek isteyen, yaşadığı çağın insanı olabilmek için direnen, okuyan, anlayan ve yaşayan olabilmek için mücadele verenler var.

Bu dünyanın cezbedici gösterişlerine aldanmadan bir duruş sergileyen yaşadığı yüzyılda bir Ali olup her bir engele her bir çileye karşı savaşan cesurlar var.

Tek kazancın Allah’ın rızasını kazanmak olduğunun farkında olan kalbinde cihat etme arzusu ve şehit olma sevgisi taşıyan Hasan El Benna’lar var.

Hak ile batılın kavgasında Allah’ın adını yüceltmek adına direnen Musab’lar var.

Duruşu, bakışı, konuşması, vakarı ve ahlakıyla zalime başkaldıran uzun adamlar var.

İşi vaktinden çok olan çok yiğit var bu dünyada.

Gençliğini nerede harcadın sorgusunu düşünerek vereceği hesabın hesabını yapan fikirler var. Üniversite kazanmak kariyer yapmak yolunda harcadım demek yerine senin rızanı kazanmak için şuralarda harcadım diyebilecek yürekler var. Gençliğini dolu dolu yaşamak adına üniversite esaretini, rezaletini, meşguliyetini ve hayallerini rafa kaldıran gençlerin sayısı az da olsa göz kamaştırıcı. Ümmet için insanlık için, dünyası için, hayatı için, gerçek kazancı için Allaha anlatmak üzere heybesine güzel hikâyeler doldurmaya çalışan gençler var.

Ömrünün baharında, en delikanlı çağlarını Rabbine adamış nice fedakârlar var ümmetin umudu olan. Annesi bir Meryem olup adanmış olmasa da kendini sahibine adayan, vaktini, gençliğini, hayallerini, fikirlerini, büyük bir savaş verdiği nefsini Rabbi için kullanan nice güzel örnekler var.

“İhdinas sıratal müstakim” inancıyla, duasıyla o yolda düşmeden, düşürülmeden, itmeden, itilmeden attığı bir adımla, umut saçan bir bakışla, vakarlı bir duruşla etrafını harekete geçirecek delikanlılar var.

Kısacası işi vaktinden çok olan çok yiğit var bu dünyada.

Sözün özüne gelince;

İşini vaktine sığdıramayıp kendini feda edenler mi çok saf? (!) Yoksa vaktin içinde kendini heba edenler mi orası meçhul…

03-01-2016 20:55
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
  • Tuğba Doğan tarafından 2016-02-08 13:51:45 tarihinde yazıldı.
    Eyvallah hocam duruma açıklık getirdiğiniz ve her zaman ki gibi son noktayı koyduğunuz için tesekkur ederim

  • MUZAFFER tarafından 2016-01-08 18:19:35 tarihinde yazıldı.
    MALUMA MEÇHUL DEMEK GARİP, TABİİ Kİ "İşini vaktine sığdıramayıp kendini feda edenler mi çok saf" ÇÜNKÜ YARATILIŞI ÜZRE "Ahsen'i takviim" kalabilme çabasında olduğundan saf kalabilmiş bozulmamış yani "esfele safiliin" olmamış olanlar. saftırt. SAF :)

Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


MAKALELER YAZARLAR
KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE