loading...

İNSAN ÜZERİNE AFORİZMALAR
MEHMET FATİH ADIGÜZEL
adiguzelmf@gmail.com
.

İnsan söyledikleriyle değil, söylemedikleriyle insanlaşır. (Albert Camus)

İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü. (Albert Camus)

İnsan, kendi kalıbına sıkışmaya mahkûm bırakılan varlık; aynı şeyleri, olası sonuçlarını düşünmeden hareket eden nesnesi yalnızlık olan canlıdır. İnsan, her günün hesabını sorgulayan ve o hesap karşısında kendi kendini yemeye odaklanmış kişidir. Belirsizlik ve zaman insanın bütün yaşamını alt üst eden etkendir. Belirsizlik insanı düşünceye sevk eden, zaman ise insanın unuttuğu kavramlardır, bence.

Kişi, hayaller kurar; anlamlar yükler, çoğu zaman. Ama bunu neden yaptığını bilmeden uzak olan yakını arama telaşına kendini kaptırmıştır. Bunun nedeni ne olabilir diye insan düşünmeli! Kişilik olarak ne zaman nereden geldiğini ve ne yapmaya çalıştığı konusunu sorgulamalıdır. Anlam yüklerken karşısındakine, aradaki ayrıntıyı unutmamalı, onun hayatını kendi hayatından üstün görmemelidir.

Kalıplaşmış olarak önümüze sunulan hayat, insanın üreyip, nesil devamlılığının sürdürülebilir olduğunu göstermekte; bunun bir sebebi olarak aynı hayatın farklı odalarına kapanan kişilerin nerelerden ne için geldiğini unutmasına sebep olmakta. Tek rakamlar güzeldir. Peki, bu rakam çift olduğunda nerede kaldı o insan mı demeyi öğretir, hayat. Yoksa, nereden geldiğini mi sorgulatır, insana. İnsan, bu kavramı sorgulamaya kalkıştığında önüne ne tür engeller çıkar; hiç düşündünüz mü?

Düşünmeyenlere cevap vermek istiyorum. Burada başladı; burada bitsin, denilir. Başlayan nedir? Biten ne? Hayat mı başladı, sizce? İnsanlık mı bitti? İnsan sorgulamalı, ne yaptığını ne yapacağını yarının ne getireceğini, sevgi ve huzuru küçümsemeden kendi iç dünyasını araştırmalı. Beklentisi ne kadar düşük olursa insanın o zaman tadından yenmez olur. Umut, varsa bir konuda beklenti az olmalıdır, bence. Kişisel yakarışın dışında tutulan her şey güzeldir. Kişi kendini tanımalı ilk önce “neden” sorularını çoğaltmalı. Konuşurken ne konuşuyorsa bir misli daha fazlasını dinlemeli. İnsanlık nereden geldi, nereye gidiyor; bununla ilgili kapandıkları odalardan çıkıp, çekirdek aile modeli yerine geniş aile olmayı yeğlemelidir. Bizim sedirlerimiz olabilir; peki, ona oturacak insan olmadığı zaman ne anlamı olur; yaşam denen küçük dünyaya büyük umutlarla savaşan, bunu bize dayatan sistemin bize katacağı ne diye sorgulamak isterim, izninle.

İnsan, acı çekerek dünyaya merhaba, der. Bundan sonra yaş  ilerler, örnek kişilikler çevremizi sarar. Burada mevzu bitse keşke, seninle aynı görüşte olduğumuzu düşünüyorum, der gibisin. Aslında başlamak ve bitmek arasında insanın bir savaş içinde olduğunu hepimiz görüyoruz. İnsan, az ile yetinmediği zaman çok olanın kıymetini ne yazık ki anlamıyor. Şükretmesi için gönderilen insanoğlu ilk fırsatta uzaklaşıyor; sonrasında durumu ne zaman kötüye gitmeye başladı; orada yeniden sığınıyor. İnsan, hangi yöne gitse aslında yalnız olduğunu biliyor. Evlilik için de aynı şeyleri söylemek mümkün, bence.

Evlendik. Bitti, mi yükümüz? Hayır. Aynı kaldığı yerden devam ediyor. Birbirine zıt iki karakter ile yola başlıyoruz; sonrasında iki kişi birbiri konusunda zayıf yönlerinin ne olduğu konusunda oyunlar oynanıyor; galip gelen tarafın isteğini yerine getirmek düşüyor, karşıdakine. Basitleştirmek gerek bazen insan için söylenen onca şeyi. İnsan, konuşan varlıktır. Peki, aynı insan neden konuşmak yerine, yazmayı tercih etmez? Bunun cevabını size bırakıyor, yanınızdan saygı ile uzaklaşıyorum.

09-01-2016 23:00
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE