Kılavuzu karga olanın...
Muhammed Safa Ulusoy
.

Birkaç zamandır merak ettiğim “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz” atasözüyle ilgili bugün yaptığım araştırmada bu atasözüne atfedilen şöyle bir hikâyeye rastladım;

 

Birkaç arkadaş köylerde, kasabalarda pazarcılık eder, dolaşırlarmış. Bir gün, uzakça bir kasabaya gitmek için yola çıkmışlar. Bir müddet sonra, gök gürlemeğe, bulutlar kararmaya başlamış. O sırada bir köy­lüyle karşılaşmışlar. Yağmur bastırmadan sığınabile­cekleri yakın bir köy bulunup bulunmadığını sormuş­lar.

Köylü:

“Var! Var olmasına da... Siz korkmayın hele, yağ­mur falan yağmayacak. Baksanıza kargalar yüksekten

uçuyorlar. Kargaları yüksekten uçarken gördün mü bil ki yağmur yağmayacak” demiş.

Pazarcılar bakmışlar, gerçekten kargalar havada uçuşup duruyorlar. “Köylünün bir bildiği olsa gerek” diyerek yollarına devam etmişler.

Çok geçmeden hava büsbütün bozmaya başlamış. Sağanak hâlinde yağmur bastırmış. Arkasından da do­lu, bora, şimşek artık ne varsa.

Adamcağızlar  yapacaklarını şaşırıp kalmışlar. Daracık bir vadiden geçerlerken yukarıdaki köyün ta­şan deresi bunları önlerine katıp sürüklemiş. Üstelik köyün lâğımı da bu dereye akar­mış. Garibanlar çamur yetmezmiş gibi, bir de pislik içinde yüzmeye başlamışlar.

İçlerinden alaycı birisi, hem güler, hem de “Kılavu­zu karga olanın, burnu pislikten çıkmaz” demiş.

 

İslam’ı merkeze alarak var olan, gelişen, çağları aşan köklü medeniyetimiz göz önünde bulundurulduğunda bu atasözüne bu hikâye çok zorlama ve suni bir çıkış noktası tayin etmiştir diyebilirim. Bu atasözünün membaı, çıkış noktası olarak gördüğüm yer ise hepimizin çok iyi bildiği Habil ve Kabil olayıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı kardeşi Habil’i katleden Kabil yeryüzünün ilk şehidi olma özelliğini kardeşine kanlı elleriyle verirken, bütün insanlığın lanetini de kendi üzerine çekmiştir. Kabil dünyanın ilk katili olarak kardeşinin cansız bedeniyle ne yapacağını bilememiş, pişmanlık ve çaresizlik içerisinde kardeşinin başında düşünmeye başlamıştır. Bunun üzerine bir karga yanında ölü bir kargayla gelip gagasıyla toprağı eşmek suretiyle ölü kargayı yere gömmüştür. Olaya şahit olan Kabil de görünürde kardeşini ama aslında şefkat, merhamet ve iyilik adına ne varsa bir karganın kılavuzluğunda hepsini toprağa gömmüştür. İşbu atasözünün kaynağını Habil ile Kabil olayı olarak baz almak bizler için daha anlaşılır ve istifade edilebilir bir atasözü hikayesi olacaktır.

Selam ve dua ile…

10-04-2018 15:22
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE