KÖPEK HA!
Muharrem ÇİFCİBAŞI
.

Son dönemlerde en çok tartışılan konulardan biri de aile yapımız ile ilgili. Parçalanmış aileler, evden uzaklaştırma cezası alan eşler, süresiz nafaka ödemek durumunda kalan erkekler, kadın cinayetleri ve tabi ki; İstanbul Sözleşmesi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının “ kadının beyanı esastır.” Söylemi üzerinden toplumsal yapımızda meydana gelen bozulmaları tartışıyoruz. Herkes kendi penceresinden bakarak, aile düzeni ile ilgili reçeteler yazıyor.

Hepimiz biliyoruz ki; sağlam aile yapısı, sağlam bir toplumu inşa eder. Mutlu aile ortamı huzurlu ve güvene dayalı toplumu meydana çıkarır. Birbirine güven duyan, kendisi, ailesi, malı ve canı emniyette olan insanların oluşturduğu toplumda yaşanılası bir hayatı kapsar.

Aile ve toplum düzenimiz nasıl olmalı? Neden her gün olumsuz haberlere mahkûm olduk? Bu gayr-i ahlaki sosyal ve toplumsal olaylardan nasıl kurtuluruz? Sorularının cevabını vermeyeceğim. Sadece bir iki aydır gözlemlediğim köpeklerin ailesinden bahsetmek istiyorum.

Dört köpekten oluşan bu aileyi bütün gün takip ediyorum, gördüğüm ve tespit ettiğim manzara tam bir dayanışma ve yardımlaşma örneğini sergiliyor olmalarıdır.

Efendibey Mahallesinde, Niğde Evlerinden Amas’a doğru inerken Niğde Tabip Odası Hatıra ormanı yazan boş bir arazi var. Yeşil Alan olarak gözüken ama tek tük küçük ağaçların bulunduğu yeşile hasret kuru bir toprak parçası. Orman tabelasının sadece kendisi var ne yazık ki; orman falan yok. Zamanında dikilmiş olup bakılmayıp kaderine terk edilince körpe fidanlar kuruyup yok olmuş.

Hayatın doğal döngüsü içerisinde sahipsiz bırakılan bir alanı birileri sahiplenir. Burada da aynı süreç işlemiş ve bir aile bu alanı sahiplenmiş. Yukarıda bahsettiğim dört kişilik bu aileyi belgesel tadında canlı izleme imkânı bulduğum için sizlerle paylaşmak istedim.

Bir Cuma namazı çıkışı iş yerine doğru ilerlerken yavru köpeğin seslerine kayıtsız kalmak mümkün değildi. Yerler kar, hava soğuk, herkes kışlıklarına bürünmüş ve sıcak evlerinde ve işyerlerinde iken diğer canlılar ne âlemde acaba diyen yok.

Acı acı yankılanan minik yavrunun yardım isteyen bu çığlıklarına sessiz kalmam mümkün değildi. Kar örtüsünün içerisinde güneye dönük küçük bir taş parçasının altına sığınan yavru köpek, soğuktan titrerken ayaklarının altı kırmızıya dönmüştü.

Bu ailenin sadakati, iş bölümü, fedakârlığı ve koruyuculuğu insanlara örnek gösterilecek bir durumda. Kürekle genişletip, üzerini kontapilakla kapatıp, kapısını bidon parçasından oluşturup, zemine karton ve halı parçaları serip yavru köpeği içeri alınca ses kesildi.

Anne köpek belli bir mesafede olup biteni hiç ayrılmadan, izlerken, baba köpek biraz daha ilerde daha dikkatli ve tetikte takipte idi. İyi niyetimiz anladılar ki; hiçbir saldırı girişimleri olmadı. Yuvadan uzaklaşınca anne hemen içeri girip yavrunu kucağına alıp ısıtmaya ve doyurmaya başladı.

Ben, ibret ve memnuniyetle izlediğim aile üyelerine isimler verdim. Yavru köpeğin adını Benek, anneye Toprak, babaya Kaya biraz daha büyük olana ise Çalı koyduk.

Her sabah kurumun bahçe kapısını açarken geldiğimizi gören kaya havlayarak  “Hoş geldiniz” der. Çalı onun yanında, Toprak ve Benek yuvadadır. Yuvayı sadece Toprak ve Benek kullanır. Toprak ve Çalı devamlı hemen yuvanın etrafında dışarıda yatarlar.

Kayanın görevi her gün belli saatlerde yemek bulup Toprak ve Beneği beslemektir. Yemek arama saatleri dışında tamamen yuvanın etrafında Toprak ve Beneği korumaya odaklıdır. Yuva yakınlarında oluşan farklı gelişmeleri takip eder ve koruma yâda saldırı pozisyonu alır. Çalı ise daima yuva yakınlarında, Kaya’nın emrinde hareket etmektedir.

Kurum olarak artan yemekleri kaplara koyarak beslemeye çalıştığımız aile, yemek saatini de takip ederek hemen harekete geçer.

Zaman zaman bu alana girmek isteyen sokak köpeklerine aman vermeyen Kaya hemen idrarı ile kendi alanını çizer. Dışarıdan alana girmek isteyen hiçbir köpeğe izin vermez.

Sözün ona insanlar hakaret maksatlı bir diğerine” köpek” diye haykırır. Anlatmaya çalıştığım tabloda insanlardan çok ailesi için emek veren çaba harcayan köpeğin, ailesini hiçe sayan bir insan için hakaret unsuru olarak kullanılması ne acayip.

Her gün ana haber bültenlerinde, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde aile ile ilgili haberleri dinleyip okuyunca köpek kelimesi hakaret olarak nasıl kullanılır?

Aile bağlarının en güçlü olduğu, karda, kışta, yağmurda, çamurda ailesi aç kalmasın, açıkta kalmasın diye kendini feda eden köpeği görmezden gelmek ne acı?

İnsanoğlunun hayvan diyerek hakaret ifadesi olarak kullandığı canlıların hayatından alacağı çok dersler var. Kaya, Toprak, Çalı ve Benekten oluşan karşı komşumuz köpek ailesi kadar birlikte yaşama mücadelesi veren aileler ayakta kalır, ele güne muhtaç olmaz.

Muharrem Çifcibaşı

25-02-2020 12:25
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

MAKALELER YAZARLAR
KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE