loading...

Kutlu doğum ve Ruhbanlaşma Temayülü
Abdullah Güven
.

Hz İsa’nın (a.s) doğumu ve milat. Sıfır ile başlayan bir tarih. Her yıl miladi başlangıcında yapılan bir haftalık yılbaşı kutlamaları. Bütün bunlar  “Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır ve biz O’nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih’tir. Her şey O’nun için ve onun aracılığıyla yaratıldı, biz de O’nun aracılığıyla yaşıyoruz.”(1. Korintliler 8. Bölüm 5-6 ) inancında olan hristiyanlar için normal bir olay.

Hz Muhamme’din (a.s) kameri  takvime göre Hicri: 12 Rebi’ûl –Evvel dünyaya teşrifleri. Her yıl 10 gün atmasına  rağmen Miladi 20 Nisan olarak çakılı bir doğum günü tarihi. Her yıl bu zamanlar yapılan bir haftalık kutlamalar. Bütün bunlarO Allah’tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı.  (2-Bakara-29)Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (51-Zariyat-56)De ki: “Ben de sizin gibi bir insanım.” (18-Kehf-110) inancında olan Müslümanlar için anormal bir vâkâ.

Kitabı okuyup anlayan değil de; duvara asıp kutsayan bir milletin aklında bir ayet, kalbinde bir zikir, davranışında bir sünnet olmayınca, ruhbanlığın dışarıdan gelmesini beklemek tembellik olur. Kutlu doğum haftası ile çok çalışarak onu bizzat içimizden çıkarıp İslam alemine yaymak icap eder.

Sahabenin düşünemediğini sonraki gelen tabiin de düşünememiş bittabi. Tâ ki 1989 da diyanet hem düşünüp hem uygulayana kadar. Var olanı yaşayamayınca yaşayacak bir şeyler icat etmek putculuğun esaslarındandır ne de olsa. İnandığını yaşayamıyorsan, yaşayacaklarını kendin uyduracaksın. Herkes kendi putunu yapar ve tapar. Beğenmezse onu atar başka yapar. Kutlamak ve kutsamak bizim içimizde var.

Bir de kapitalizmden öğrendiğimiz bir üstünlük yarışı vardır. Bu yarışa peygamberlerin de alet edilmesi de şart. “Dünya İsa (as.) için ve onun aracılıyla yaratılmış ise, bir üst perdeden neden 18 bin alem ve kainat, bizim peygamberimiz hz. Muhammed için yaratılmış olmasın.”  Bizim peygamberimiz daha üstün diye düşünerek kutsi hadis yapılmış bir söz için; sorsanız derinlerden bir peygamber sevgisi çıkagelir. Seviyorsak sonuna kadar yüceltmek lazım gelir. Bizde sevginin normali yoktur zaten. Hepten melankolik.

Tutturmuşlar bir sevgidir gidiyor. Halbu ki her bir peygamberine ayrı ayrı üstünlük veren Allah  “o size ne emrettiyse onu alın neyden nehyetti ise ondan sakının” (Haşr,7) ve“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.”(Sebe,28) buyurarak O’nu nasıl sevmemiz gerektiğini değil, O’na nasıl uymamız gerektiğini belirtiyor iken.

 Yok ille de seveceksen onun hayatını hayatın yaparak yaşa ki sevdiğini bilelim. Ne kuran var akılda ne sünnet var tavırda, elinde bir tesbih diline dolaşmış birkaç kelime, sadece yaygara. Öyle kuru sıkı yılda bir hafta “canım yoluna feda olsun ya Muhammed” demekle, etrafa ve eşrafa kopyala yapıştır mesajlarla göndermekle, sevgili olunmuyor ne yazık ki!

Bir de gül dağıtanlar var “gül peygamber” diye. O da ayrı bir vâkâ. Sadece gül deseler bir nebze; bir de güllerin efendisi yaptılar “insanlığa rahmet olarak gelen peygamberi”(Enbiya 107).  (Haşa!) O’da oldu güllerin peygamberi. Akıldan izandan yoksun olunca insan, adalet yerini zulme bırakır olur her yer zindan. “Adalet bir şeyi yerine koymak, zulûm ise bir şeyi yerinden etmektir” Lugatı fasılda. Peygamberin peygamberliğini başka amaçlara yamarsan, hem peygamberi hem peygamberliği yerinden etmekle kalmaz, tüm âleme de zulmetmiş olursun farkındaysan.

Ne diyelim gülü seven dikenine katlanırmış! Demişler. Zaten işimiz hep mişlerle… mışlarla…

21-04-2016 10:36
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE