loading...

Meritokratik den Meritokrasiye
Abdullah Güven
.
Kelime olarak ilk kez Britanyalı sosyolog Michael Young’ın hiciv tarzındaki eseri Rise of the Meritocracy (Meritokrasinin Yükselişi)’de geçtiği görülmekte olan meritokrasi, daha çok politik olarak yönetim kademesinde kullanılmaktadır.
 
İçerik olarak Osmanlıdaki devşirme sisteminde kullanıldığı bilinmektedir. Bu yöntemle devşirmeler kabiliyetleri nisbetinde en yüksek derecelere çıkmışlar, yönetim kademesinde rol almışlardır.
 
Ancak burada meritokratik eğitimden başlayarak meritokrasi yönetimine kısa bir yolculuk yapacağız.
 
Bilgi ve becerinin gücü manasına gelen ve en başta, kişinin kendinde bulunan bilgi, beceri ve yeteneklerini kapsayan meritokratik, eğitimsel açıdan bu doğrultuda çalıştırılması ve bireylerin bilgi ve becerilerini geliştirmesi için gerekli iken demokraside bunlar insanlara meritleri  (yetenekleri) göz ardı edilerek, herkesin kazanmasını zorunlu kılmaya çalışmaktadır.
 
Yani temel olarak okuldan başlayarak yetenekleri keşfedilip bu yönde bir gelişim ve eğitim verilmek yerine hemen her dersi her öğrenciye okutarak bir şekil sağlanmakta, herkese aynı kalıba sokulmakta ve standart bir insan üretimi yapılmaktadır.
Bireyler kendilerinde olan beceri ve yetenekleri keşfedilmeden boşa geçen okul macerasının ardından artık yok olmaya mahkûm kabiliyetleri ile kendini arayan insan modelinde, bir şekilde yeniden başlayabilmenin mücadelesi vermekteler.
İleri aşamada meslek ve görev bölümünde gelindiğinde ise farklı dallarda kullanılan diploma, okulda kazandırılan (kazandırılan diyorum çünkü demokraside zorla kazandırma vardır ve bireyin kendi kazanımları ve becerileri minimum seviyede ya da kendi sistemin kazandırımlarına uygun biçimde ise değerlidir) bilgi ve becerileri bir hiç yapmaktadır.
Ayrıca, sosyolog Melvin Tumin’in “Meritokrasi, toplum içerisinde bireylerin yetenekleri ölçüsünde rol almaları durumudur” ifadesi göz ardı edilmiş ve her kademede görev alan bireyler yaptıkları bu görevlerden ve aldıkları rolden memnuniyet derecesi düşük, toplumun ve ülkenin gelişmesinde isteksiz ve sosyal yaşamında mutsuz yapılmışlardır.
 
Bu isteksizlik ve mutsuzluk ileriki aşamada bilgi yetenek ve kabiliyetlerini geliştirmede, yıllarca yapılan çalışmalar, yenilikler ve gelişmeler takip edemediğinden bir ilerleme sağlamamakta bu toplumsal boyutta değerlendirildiğinde, gerilemeyi ve psikolojik çöküşle başka arayışları yanında getirmekte yada çıkmaz yollarda kaos oluşturmaktadır.
Yönetim kademesine geldiğimizde politik olarak kullanılan meritokraside en uygun kişinin seçilmesinde, bireye yetenekleri ölçüsünde fırsatlar vererek adilane bir uygulama yolu açması gerekirken, uygulamada kabiliyetlerin farklı olmasının yanında isteklerin ve yüksek standarların aynı olması ve en büyük engel olarak nepotizmle karşılaşması kaçınılmazdır.
 
Nepotizmi mi? Arapçadan geçme iltimas kelimesi ile ifade edilebilir. Bunu “akraba bağları”, “tanıdık”, “bildik kişi” yada “yandaşçılık” olarak da tanımlayabiliriz ama; galatı meşhurda en meşhur ve en bilinen ismi “torpil”dir. En çok kullanıldığı alan ise demokratik sistemler başta olmak üzere meritorasiden habersiz kayırmacalı sistemlerde fazlaca mevcuttur.
 
Burada mertokrasiye bir örnek olarak İngiltere merkezli Meritocracy party’nin  “kayırmacılık, ayrımcılık, yandaşçılık yoktur eşit imkanlar ve tatminkar erdemler vardır” diye 5 maddeden oluşan bir manifestosunu örnek olarak verebilriz.
Siyaset bilimciler hangi sistemin daha iyi işlediğinden çok hangi demokrasinin daha iyi işlediği tartışmalarına girerek; liberal, kominist, sosyalist, muhafazakar, faşist düşünürler kendi demokratik sistemlerinin erdemlerini ön plana çıkarmaya çalışacaklarına, hangi meritokrasi tartışmalarına girmiş olsalardı şimdi daha iyi yerde olurduk. Hem siyasi düşünce ve kavgalardan kurtulur sadece olması gerekene odaklanırdık.
 
Ne aristokrasideki soyun, ne demokrasideki oyun, ne plütokrasideki maddiyatın, ne teokrasideki dinin, ne de nepotizmdeki yandaşın değil; gerekli olan, içinde bulunduğun toplumun düzeni ve yücelmesi için yapabileceklerin bilgi ve yeteneklerindir.
 
Dolayısıyla, her kademelerde zekâ, çalışkanlık ve diğer mesleki hünerleri bulunan kişilere yer verilmesi ve bu kabiliyetlerin olması gereken yerlerde kullanılması, kişilerin değil, aslolanın millet olması ve bunun bilincinde bireylerin yetiştirilmesidir.
 
- Abdullah GÜVEN
11-11-2017 20:28
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE