RAMAZAN YAKLAŞIRKEN
Muhammed Safa Ulusoy
.

Ramazan ayı, ömürden ve gönülden nasibi olanları gün doğumunun kaçınılmaz aydınlığı gibi sarıp sarmalamaya geliyor. Hayat tarlasının yorgun ırgatlarına nezih bir öğle dinlencesi olmak için, bir şeylere yeniden başlayabilme gücünü yüreklere ve bileklere bahşetmek üzere geliyor. Manevi âlemin kapılarını her daim zorlayanların aylardır süren sıla hasretinde yavaş yavaş sona geliniyor. Can verenin göklerde donanan sofrasında oturabilmek için herkese bir yer açılıyor. Baharın gelişi, sıcak havanın rehâveti, planların, programların karmaşıklığı ve üretilebilecek her türlü bahaneye açık olan rahmet sınavının soru ve cevapları yine her Ramazan olduğu gibi gönüllerde kendini ifşa ediyor. 11 aylık susuzluğumuz, her canlıya ölümsüz dirilişi armağan eden rahmânî bir pınarla giderilmek üzere ayaklarımıza kadar geliyor.

                Perşembe geceleri, esnaf vitrinleri ve dahi “Tahinli bulunur” ilanları bu kutlu iklimi daha şimdiden muştuluyor bizlere.  Bütün kâinat sonsuzluk iksirini yudumluyor, her zerre rikkatle gönül köşkünü hazırlıyor bu güzel misafire. Bizlere de düşen bu gönüller misafirinin gelişine hazırlık yapmak, onu en güzel şekilde ağırlayıp en güzel şekilde uğurlamayı tasarlamak oluyor. Öyle ki bir akşam çayı misafirimize neler ikram edeceğimizi günler öncesinden planlarken ikramlar saçan, bereket dağıtan, gönüllere ferahlık veren, hayatlara neşe kaynağı olan göklerin misafirini nasıl karşılayıp nasıl yolcu edeceğimizi planlamamak düşünülebilir mi? Gönül gözlerinin biraz daha açılacağı, Rahman'ın boyasının çil çil dağıtılacağı, isteyenin ahiret azığına bol bol kanacağı bu sonu gelmez gündüzün mümbit topraklarına kim bir fidan, bir çiçek, bir mahsul ekmek istemez? Hasadı ahirette yapılacak bir bahçeyi kim sulamak istemez? İşte bütün bu rahmânî imkânlardan hissedar olmak istiyorsak Ramazan bize ansızın çıkagelmeden, bizim onu adeta veda tepelerindeki neşe ve heyecanla karşılamaya hazırlanmamız gerekiyor. Bu bereketli zamanları nasıl değerlendirebileceğimizin hesabını şimdiye kadar yaptığımız bütün hesaplardan daha iyi yapmamız gerekiyor. Hatalarla boğduğumuz hayatımızı, bu mağfiret ayında tövbelerle, gözyaşlarıyla, ısrarı çocukları kıskandıran isteyişlerle zincirlerinden azat etmemiz gerekiyor. Günlük okunacak Kur'an-ı Kerim'lerin, hadislerin, kitapların, çekilecek zikirlerin, alınacak gönüllerin, edilecek duaların şimdiden alıştırmalarını yapmamız ve manevi olarak kendimizi bu atmosfere ısındırmamız gerekiyor. Güzel iftar sofralarını birbirinden güzel misafirlerle süslemeyi âdet haline getirmek, komşularımızdan başlayarak adeta bir kardeşlik konvoyu kurmak faydamıza olacaktır. Asansör köşelerinde zoraki selamlaştığımız insanları sofralarımızda ağırlayarak yıkılmaz bir bağ kurmanın tam zamanıdır Ramazan. Gurbette okuyan, ana yemeği akıllarına düşünce boğazı düğümlenen öğrencileri unutmamak gerekiyor. Hiç değilse birkaç iftar davetinde bu kardeşlerimize aile sıcaklığını yaşatmak gerek. Boğazlarındaki düğümü dostluk potasında eriterek çözmenin mükâfatı hayalleri aşan bir düzeyde olacaktır diye düşünüyorum. Husûsen bu ay cami cemaatine katılmaya, farklı camilerle sırdaş olmaya, sabır ve tahammülle yoldaş olmaya, gönülleri tebessümle sulamaya daha çok ehemmiyet göstermeliyiz çünkü bu ay çarpım tablolarının ne kadar cimri olduklarını anlayacakları aydır.

                Ramazan’a buruk bir bayram sevinciyle veda ederken bu hasletlerimizin kalıcı olabilmesini de sağlamaya çalışmamız gerekiyor. Bu noktada Sezai Karakoç’un oruç yazılarını toplandığı “Samanyolunda Ziyafet Var” kitabını okumak bu manevi hazırlığa fikren ve fiilen girişmemizin önünü açacak ve hevesimizi diri tutacaktır.  Eşsiz üslubu güçlü tasvirleri ve arı duru diliyle bizi adeta Ramazan'ın muazzam ikliminde gezdiren ''Samanyolunda Ziyafet Var'' kitabı hasretimizin tansiyonunu zirveye taşıyacak ve bizleri heyecanlı bir bekleyişe sevk edecektir.

                Diriltici gücün ezeli ve ebedi sahibinden bir ikram olarak gelen bu özel misafiri, hakkıyla ağırlayıp hakkıyla uğurlayabilenlerden olabilme ümidiyle…

23-04-2018 10:29
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE