Şura.11. Bölüm
Hayrani Can
.

11.      Bölüm

Mektup emin ellerdeydi artık. Sahibini özlemiş artık okunmak istiyordu tir tir titrerken kar altında. Isınmak istiyordu sahibinin nefesiyle. Halil her zaman olduğu gibi yalnız başına oturuyordu çay ocağının sahile bakan tarafında, kendi masasında. Her yudumda of çekiyor sonra estağfirullah deyip af çekiyordu.

Şura’nın kokusu geliyordu sanki burnuna, tam arkasındaymış gibi döndü baktı ama kimsecikler yoktu. Kendini kaybettiği bir sırada ‘Şura’ diye bağırdı oraya yığıldı. Çay ocağında bulunan herkes Halil’in başına toplanmışlardı. Mehmet usta bu kalabalığı görünce koşar adımlarla gelmiş herkese açılmasını söylemişti. Halil’i görünce de ağlamaya başladı hıçkıra hıçkıra. Halil’i bulunduğu yerden kaldırmış içeride bulunan odasına almıştı. Mektubu da tam göğsüne bırakmış dışarıya çıkmıştı usta, artık uyanmasını bekliyordu. Gelip gidip kontrol ediyordu kapıdan. Bir ara gözlerini açtı iki damla gözyaşı bıraktı yanaklarından aşağıya. Gözlerine mektup takılmıştı, hemen kalkıp zarfı kokladı. Şura’nın kokusunu ciğerlerine bütün bedenine çekti. Hasret, acı, hüzün ne varsa bitmişti sanki. Sanki mektupta yazanları biliyor gibiydi ya da öyle hissediyordu.

Kırıştırmadan açtı zarfı ve aynı intizamla mektubu çıkardı. Önce göz gezdirdi noktasına virgülüne varana kadar sonra bağrına bastı, kokladı gül yapraklarını ve gözlerine daldı gözleri;

‘Bakışlarını serp yüreğime, yüreğim sevda bulsun

Tut kalbimden!

Tut ki, kalbimden kalbine yolum olsun.’

Dilinden sessizce döktü harfleri. Artık mektubu okuyacaktı.

Son satırına kadar gözyaşları içerisinde okudu mektubu. Son satırlarını birkaç kez okudu, bu bir davetti.

Şura bekleyişlerini hızlandırmış, hasretiyle aşk demliyordu Halil’ine, artık gelse de birleşse ruhumuz aynı bedende ve sonsuzluğa adım atsak beraberce. Hastane penceresinden bakıyordu, dışarısı bir hayli soğuktu. İki gündür buradaydılar ama bir ses yoktu Ayşe teyzeden. Nabila’nın yanına gitmiş bir iki kelam etmek niyetindeydi.

-         Nabiş nasılsın hiç konuşamıyoruz eskisi gibi. Ne yapıyorsun görüşmeyeli.

Nabila sessizce oturuyordu. Çok severlerdi Ayşe teyzeyi hepsi. Şura ile aynı okulda okumuşlardı. Sınıf arkadaşıydı, Halil ve Şura. Halil’i çok iyi tanıyordu. Şura’nın niyetinde de Halil hakkında konuşmak vardı. Nabila’da ise Mustafa.

 

26-06-2014 21:01
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE