loading...

Şura.13. Bölüm
Hayrani Can
.

13.      Bölüm

İstanbul boğazından geçen bir gri renkli taksi, ne hızlı ne yavaş gidiyor ve İstanbul hiç bu kadar sevinmemiştir belki de, boğazından iki âşık geçiyor. Kâinat gülümsüyor tüm ihtişamıyla üzerlerine. Az sonra bulutlar yoğunlaşıp boğaza dökecekti yağmurunu. Halil ve Mustafa mutluydular İstanbul gibi.

İzmit’te heyecanlı bekleyiş sürüyordu. Bir yandan Ayşe teyzenin sevinci bir yandan da Halil’in heyecanı sarmıştı Şura’yı. Ayşe teyze ile muhabbet gittikçe koyulaşırken Suna Hanım’ın sesi duyuldu uzaktan.

-          Şura, canım kızım gel hadi yorma Ayşe ablamızı da dinlensin biraz.

Şura, Ayşe teyzenin gözlerinin içine baktı, gidiyorum der gibi kafasını kaldırıp indirdi.

-          Sonra görüşürüz Pamuk teyzem, dinlen olur mu? Bizi korkutma bir daha.

Ayşe teyze Şura’nın elinden tutup çekti kucağına, sımsıkı sarıldı. ‘Hadi git, bekletme anneni’ deyip bıraktı Şura’nın ellerini.

Yanaklarından öptü birkaç kez Ayşe teyzenin sonra çıktı odadan sessizce. Annesine yetişmek için hızlıca indi merdivenlerden, Suna Hanım aşağıda bekliyordu kızını.

-          Kızım eve gidelim akşama yemek hazırlayıp tekrar geliriz Teyzemizin yanına

-          Peki, nasıl istersen öyle yapalım Sultanım…

Her zaman mutlu ederdi annesini, mutlu olsun isterdi. Yüzü gülmeyen annesinin yüzünü güldürürdü her zaman. Nabila’yı gördü, pencereden bakıyor, gülümsüyordu. Kaş göz işareti yaptı ‘Ne gülüyorsun’ der gibi.

-          Geliyorum Şura, konuşuruz.

Şura meraklanmıştı, ‘acaba bir haber mi geldi?’ diye sordu yüreğine, sonra yoluna devam etti sessizce. Samet’i de almışlardı tanlarına şimdi aile tamamlanmıştı işte.

Bu öğlen sessizdi gökyüzü, kuşların cıvıltısı yoktu gerçi kuş yoktu. Bahar daha gelmemişti birkaç gün sonra Mart kapıdan bakacaktı. Yağmur yağacakmış gibiydi, hava bunaltıyordu ruhunu Şura’nın. İlk damlası düştü yanaklarına yağmurun ve birden bastırdı sağanak yağmur eve girmeden. Bahar yüzünü gösteriyordu yavaş yavaş.

İçeri girmezden evvel Nabila yetişti arkalarından. Yağmura yakalanmışlardı hepside. Kapıyı hızlıca açtı Şura, içeriye doluştular birden gülerek. Hemen odasına götürdü Nabila’yı, bir an önce öğrenmek istiyordu gülüşlerin sebebini.

-          Ne oldu Nabiş.

-          Yok, yok bir şey Şuram. Sende de oluyor mu yani yüreğinde kıpırdanmalar. Sanki bugün bir şey olacakmış gibi geliyor?

Şura’da aynı duygulara sahipti ve gittikçe artıyordu bu his.

İzmit’te gri bir taksi, geçtiği sokaklara mutluluk veren, sokaklar gülümsüyor şimdi Halil’e, Mustafa’ya. Adım adım yaklaşıyor araç Nur mahallesine ve Şuara sokağın girişinden içeriye giriyor şimdi, hayat katıyor Halil ve Mustafa’ya.

Ayşe teyzenin evinin önünde duran araç ve inenleri izleyen şaşkın gözler. Halil açık kapının ziline dokundu ilkin. İkinci kez ve üçüncü kez dokundu ses yoktu. Pencerelerden bakan gözler sonra

-          Kime bakmıştınız gençler.

Diyen bir ses sessizliği bozuyordu. Halil’in sesi duyulunca mahallede aşina olan kulağa kadar gitti ses ve dışarıya çıktı Şura, ardından Nabila.

 

Hayrani Can

25-07-2014 13:45
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Ak Parti'de Niğde'de Kim Milletvekili Adayı Olsun? 23 adaydan seçimini yapmak için ankete katılın

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE