loading...

Yarı Başkanlık
Abdullah Güven
.

Malum, gündem meseleleri arasında yer alan önemli konulardan biri olarak “Yarı Başkanlık Sistemi” de konuşulmakta. Hatta yapılan halkoyu ile cumhurbaşkanlığı seçiminin akabinde resmi olmasa da yarı başkanlık sistemine adım atılmış olundu.

Sistemi anlamak için öncesinde başkanlık sistemine bir bakmak gerekiyor. Başkanlık sistemi dediğimizde, en iyi örnek olarak ilk akla gelen Amerika’dır. Fakat bu sistem,  bildiğimizin dışında, daha farklı örnekleri ile ABD den başka Azarbeycan’dan Venezuella’ya; İran’dan Endenozya’ya; Güney Kore’den Ekvador’a kadar, kendi kültürlerine göre bazı hususlarda değişiklik göstermekle beraber 41 ülkede uygulanmaktadır.

Yasama ve yürütme parlamenter sistemdeki gibi iç içe değil bizatihi ayrı ayrı işlemekte, başkan ve yasama iki paralel yapı gibi çalışmakta, başkan tek başına yürütme organı olmasına karşın yasamaya da karışamamakta fakat görev süresince hiçbir müdahaleye maruz kalmadan görevini sürdürmektedir.

Bunların, yasama ve yürütmenin ayrı olduğu için birbirlerini denetlemesi, doğrudan halk tarafında seçildiği içi daha demokratik olması, hızlı karar mekanizması ile kararları ivedilikle işleme koyması, sabit ve müdahale edilmeden devam eden bir görev süresinin olmasında dolayı daha avantajlı görünmesine karşın;

Otoriter rejimlere kapı araladığı ve diktatörlüğe kadar giden bir sürecinde başlangıcı olabileceği ve dünyadaki kötü örnekleri ile de dezavantaj ve hatta demokrasisi  tam oturmamış ülkeler için kesinlikle düşünülemez olarak da görülmekte ve eleştirilmektedir.

Yarı başkanlık sitemine baktığımızda ise, Fransa, Cezayir bağımsızlık savaşında 1958 de bu sisteme geçmiş, başkanlık sistemine göre daha olumlu olarak bahsedilmekle birlikte Suriye, Rusya, Portekiz, Finlandiya ve Namibya’da uygulanmaktadır.

Yarı başkanlık sisteminde: yürütme gücü, halk tarafından seçilen devlet başkanı ile meclis güvenine dayanan hükümet başkanı ile paylaşılır. Ancak fiili olarak yürütmenin başı devlet başkanıdır. Yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalışıldığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemi görülmekte, cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafında seçilmekte, parlamento hükümeti denetleme ve düşürebilme yetkisine sahip olduğu halde, cumhurbaşkanına karşı herhangi bir denetleme yetkisi bulunmamaktadır.

Sonuçta, içinde bulunduğumuz parlamenter sisteme karşın, halkın direk seçtiği cumhurbaşkanını yürütme görevinde oldukça yüksek yetkilerle donatmakta ve görev sahasını genişletmekle beraber sembolik değil, aktif olmasını sağlamaktadır.

Bu bir siyasi elbisedir. Türkiye’ye uyar mı uymaz mı şimdiden bir şey demek, sadece yaşadığımız sistemi, anlamadığımız ya da anlamaya çalıştığımız bir yenilik karşında korumaktan ibaret kalır. Elbette ki her sistemin artıları ve eksileri vardır. Önemli olan artıları fazla, faydası çok olandır. Bunun yanında halkı ezmeden, acı tecrübeler yaşatmadan doğru ve uygulanabilir bir şekilde sistemi oturtabilmektir.

15-02-2016 20:59
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde Belediye Başkanı Kim Olsun

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE