İşitin Ey Yarenler
Muhammed Safa ULUSOY
.

Efendim soğuktan büzüştüğümüz günlerdeyiz. Bir ağabeyimle soğuk havalar üzerine laflarken ikimiz de eski kışları tahattur ettik. Arasında en az 20 yıl olan çocukluklarımıza gittik. Nedense soğuk havalarda kar muhabbeti hep ‘’nerede o eski kışlar, soğuklar’’ da nihayetleniyor. Sebebini çözen varsa dinlemek isterim. Havalar soğuk fakat hatırıma içimizi ısıtacak bir hadise geldi müsaadenizle yazıvereyim.

 

Vakti zamanında Üsküdar’da Hezarfen namıyla bir zat yaşarmış. Öyle güzel yaşamış ki fani alemden baki aleme göç eyledikten yıllar sonra bile hayırla anılacak güzel eserler, kıymetli anılar bırakmış ehli dünyaya. Ehlinin malumudur fakat hülasa etmeye çalışırsak; Hattat, Kemankeş, Tuğrakeş, Ebru Ustası, Mücellit, Okçu, Kurra Hafız ve daha nice hususiyeti haiz, 40 yıl Üsküdar Valide Camii’nde İmam-hatiplik yapmış Mehmed Necmeddin Okyay’dan bahsediyorum. Kendisi ile alakalı neredeyse bütün bilgileri, detayları talebesi Uğur Derman’dan öğreniyoruz. Kendisine sağlıklı, hayırlı uzun ömürler diliyorum. Hocasını ahlafa titizlikle anlattığı, yazdığı için de hassaten teşekkür ediyorum. Bendeniz de 2021 Ramazan’ında yenisafak.com’da Necmeddin Okyay ile alakalı naçizane bir portre yazısı kaleme almıştım daha geniş bilgi için ilgilenenler oraya da bir göz atabilir.

 

Lafı bu kadar dolaştırdıktan sonra gelelim asıl mevzuya. Her birimiz, günümüzde artık kimsenin birbirini dinlemeye vaktinin ve niyetinin olmadığından şikayetlenmişizdir. Bu mesele her sözün kıymetli olduğunu aşikar edeceğinden zannediyorum pek mühim.

Aziz hocamız Hafız Mehmed Necmeddin Okyay Medresetül Hattatin’de Ebru hocasıdır. Günlerden bir gün adamcağızın biri medreseye gelir, Necmeddin Hocayı bulur ve ‘’Bana bir güllü ebru yapın’’ der. Necmeddin Hoca’da (Uğur Derman’ın aktardığı şekliyle) ‘’Canım efendim, bu daha evvel denenmiş fakat muvaffak olunamamış, olmaz bu’’ der. Adam ‘’Hoca değil misin canım, uğraş yap’’ der ve gider. Necmeddin Hoca bu olay üzerine teknesini kurar, boyalarını suya döker, elinde boyalara şekil verecek aletiyle düşünmeye başlar o esnada yanında Hattat bir arkadaşı vardır. Hoca uğraşır, düşünür bir iki hamle yapar belki ama olacak gibi değildir. Hattat arkadaşı teknenin yanına yaklaşır ‘’birader şunu biraz şöyle yukarı doğru bi çeksene’’ diye bir tavsiyede bulunur. (Necmeddin hoca ‘’canım sen de! Hattat başına Ebru işine ne karışırsın’’ demez) Eh bir deneyelim der. Hattat arkadaşının tarifi üzerine boyayı yukarıya çeker, aman da aman, bir de ne görsün. Gülün bir yaprağı gün gibi meydandadır bir de öte tarafa aynı hamleyi tatbik eder işte sana canım Necmeddini Ebru…

Hafız Mehmed Necmeddin Okyay bu olay üzerine ‘’Evladım ben bir şeyi hiç bilmeyenden çok şey öğrendim’’ dermiş…

Ne kadar güzel bir olay değil mi?

Konuşan eşhası bu zaviyeden görmek kim bilir, belki de işimize yarar. Hiç değilse denemeli efendim denemeli. Sözlerim evvela kendime sonra haziruna. Kemal-i hürmet ve muhabbetlerimi arz ederim.

Hafız Mehmed Necmeddin Okyay hocamıza bir Fatiha okuruz değil mi?

Mekanı cennet makamı ali olsun.

Amin.

Not: Bu yazı klavyeye alınırken yoldaşım, Neyi Ahmed Şahin’in ses verdiği, Güftesini Mahmut İmre’nin yazdığı, Aleko Bacanos’un ise bestelediği ‘’Zevkim Hevesim Hep Sen ile Pür Elem Olsun’’ isimli Hüseyni Şarkı idi. Böylece bu güzel şarkıyı da tavsiye etmiş olayım.

 

Zevkim hevesim hep sen ile pür elem olsun

Aç sineni bir kere daha gönlüm hoş olsun

Sevmezse seni kalb-i harap hun ile dolsun

Billah o senin uğruna bu can heder olsun

14-01-2022 15:24
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE