Mükerrer Başlangıç
MUHAMMED SAFA ULUSOY
.

Mükerrer Başlangıç

Her başlangıç, hayatımızda yeni ufukların, yeni hülyaların, yeni bakış açılarının belirmesine vesile oluyor. Aslında vesile olmakla birlikte nadasa bıraktığımız dinlenmiş zihinlerimizin bir neticesi oluyor desek daha doğru olur. Efendim, Ajansniğde ile yıllardır süregelen yazı münasebetimiz yine yeniden devam ediyor. Yazmadan geçirdiğim zamanlara hayıflanmamam mümkün değil fakat olanda hayır vardır. Bu süreçte yazı noktasında fikir alışverişi yapıtığım, desteklerini gördüğüm bütün dostlarıma gönülden bir teşekkürü borç birilim. Hususen ise Selahaddin Kocaaslan Bey’in bu noktada bendenize verdiği desteğin mahiyetini hakkıyla izhar etmem imkansız. Kendisine dostluğu, yol arkadaşlığı, ağabeyliği için ve daha yeri geldikçe bahsolunacak nice katkılarından dolayı müteşekkirim. Nasip olursa haftada bazan 2 bazan 3 yazı ile gündeme, gündemsizliğe, kültüre, sanata dilimiz döndüğünce ya da klavyemiz tıkladığınca vakit ayırmaya çalışacağız. Mükerrer başlangıç ve akıbet hayrolsun diyeyim ve şu hatırlatmayla bu bahsi geçeyim; Malumunuz bu yazılar hazırlanırken öyle ya da böyle bir emek sarfediliyor, sizler için hayatımızda ayrı bir dikkat hali hasıl oluyor. Hayata bakış açımızın bir köşesinde yaşadığımız, gördüğümüz, şahit olduğumuz olayları yazılarımıza konu edinebileceğimiz gerçeği daha sık zihnimizde dolaşıyor. Bundan dolayıdır ki eskiler: “marifet iltifata tabiidir” demişler. Sizler de lutfeder naçizane yazılarımıza olumlu-olumsuz eleştirilerinizi, duygu ve düşüncelerinizi, yazılarımıza konu edinmemizi istediğiniz bahisleri sitemizin yorum kısmından yazabilirseniz bizleri bu noktada cesaretlendirmiş ve şevklendirmiş olursunuz. Pek uzattık girişi... Şimdi gelelim mevzumuza...



Hakşinas olmak

Malumunuz geçtiğimiz günlerde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof. Mustafa Öztürk ile ilgili enteresan bir (kimilerine göre operasyon, kimilerine göre hak ettiğini bulma hali, kimilerine göre toplumsal bir cinnet) gündem oluştu. Ben elbette Öztürk’ün ilmi çalışmalarına bazı noksanlıklar izafe edecek, akidesini teste tabi tutacak, doğrularını yanlışlarını tartışacak değilim. Burada asıl ereğim beni çok üzen ve etkileyen bir noktaya temas etmek. Süreci takip edenler bu olayın Mustafa Öztürk ile ilgili ilk linç girişimi olmadığını iyi bilirler. Yıllardır yazdıklarından, söylediklerinden, konuştuklarından sebep uğramadığı dürüştlük, haşinlik kalmadı. Ben taraf olmadan yalnızca izleyen bir insan olarak bile bu olaylardan namı hesabıma endişe ve üzüntü duydum. Belli bir üne kavuşmuş, tanınmış, bilinmiş insanların toplum tarafından bazı eleştirilere, yegilere vs. maruz kalması gayet doğaldır. Mezrada kendince hayatını yaşayan bir insanın bile seveni vardır sevmeyeni vardır buna sözümüz yok fakat Öztürk hadisesinde can yakan, üzücü olan şey bir ilim adamının sorduğu sorular, aradığı cevaplar için toplumdan, sosyal çevresinden, “ilmi hayatından” tard edilmesi kabul edilebilecek bir durum değildir. Şahsi olarak benim de kafama yatmayan, içime sinmeyen birçok söylemi, fikri, düşüncesi, savı vardır (özellikle de bize lans edilen (hususi bir toplantıdan tecessüs yoluyla kaydedilmiş olan) videoda yer alan Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın lafzı dışında bir şey olabileceği iddiası?) fakat aynı fikirde olmadığım bir insana onunla aynı fikirde olmadığımı söyleme hakkından başka bir hakka sahip olduğumu düşünmüyorum. Biliyorum burası mayınlı bir arazi fakat insaniyetimizi belirginleştirmek için hakşinaslığı elden bırakmamak gerekiyor.

Ben Aileme Lazımım!

Bütün tartışmalar, bütün koparılan tufanları bir kenara bırakıyorum ve Mustafa Öztürk’ün bir kelimesini hatırlıyorum. Geçtiğimiz günlerde bir youtube canlı yayınında diyordu ki Mustafa Öztürk; “Bir tane meczup çıkıp, bu kampayadan etkilenip, ben Mustafa Öztürk’ü temizlemekle cennete gitmek istiyorum deyip bir marifet yapmazsa ben her şeyden önce çocuklarıma lazımım, beni seven aileme, akrabalarıma, taalukatıma lazımım”

Bu sözlerin bize çok şey söylemesi lazım. Dinlemeyi bilene çok şey söyler bu sözler. Bunlar bir babanın sözleri, bunlar can güvenliğinden endişe duyan bir insanın sözleri, bunlar ömrünü kitaplar arasında geçirmiş bir İlahiyat hocasının sözleri... Bunlar bir gün bizim sözlerimiz de olabilir! Birine bir şey söylemeden evvel kendimizi bir anlığına onun yerine koyarak söyleyeceklerimizi gönlümüzün insaf terazisinde tartarsak daha dikkatli sözler sarfeder, eylemler sahneleriz diye düşünüyorum. Bu sözleri akl-ı selim ile, kalb-i selim ile tekrar tekrar düşünebiliriz... Öztürk’ün bu sözlerinin çıkış noktasını merak edenler olursa o da şu; Bir öğrencisi Mustafa Öztürk’ü arıyor ve “Hocam” diyor “sizi müdafa eden bir paylaşımda bulundum, paylaşımıma gelen yorumlardan biri “Seni Taksim Camii’nin önünde kıtır kıtır doğrarız” oldu. Size gelen tehdit ve baskıları düşünemiyorum.” İnsaf. Ne olursa olsun insanları korkutmaya, hayatlarını, psikolojilerini, bu denli kötü etkilemeye hakkımız yok! Bitirirken de bir sitemimi ifade etmek istiyorum. Mustafa Öztürk’ün bu mezkur videosu bir ifşaydı. Kayıt edilmesi ve paylaşılması rızası dışındaydı. Bu ifşanın ahlaksızlığıyla ilgili çıkan sesler çok cılızdı... Oysa vaveyla olmalıydı.

Söz ola: Şiir ve Muhabbet

Canım efendim, malumunuz salgın günlerinde her şey gibi sohbetler, muhabbetler, şiirler vs. programlar da sosyal medya üzerinden yapılır oldu. Biz de İnstagram üzerinden her hafta Cuma günleri saatler 21:30’u gösterdiğinde Selahaddin Kocaaslan ile birlikte “Söz Ola ”  çatısı altında gönüllerinize misafir olmaya çalışıyoruz. Sohbetin, muhabbetin, dostluğun ve şiirin hasretini çekenlere bir vuslat olma ümidiyle bekliyor olacağız.

 

*Bu bir “Mustafa Öztürk’ü müdaafa etme yazısı değildir. Gaye, bir insanın uğradığı insani haksızlıktan hareketle toplumsal bir meseleye işarettir. Doğru yazılsa da eğri anlaşılabilir. Okurlarımın dikkatine.

17-12-2020 20:49
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE